Ana içeriğe atla

BAŞLANGIÇ

Merhaba arkadaşlar blog açma fikrim daha öncesinde zerre kadar yoktu aslında bir anda aklıma esiverdi.NASIL MI? Öncelikle bunu anlatarak başlamak istiyorum. Bugün sevgililer günü biliyorsunuz ki. Biz de kardeşimle sinemaya gittik-filmin adı iftarlık gazoz müthiş bir film bayıldım tavsiye ederim- annem de arkadaşıya gitti. Film bitti annem geldi tabi ben ağlıyorum filmin sonu baya duygusaldı.Anne dedim canım pasta istiyor.Gittik pasta almaya işte bugün de mini etek giymiştim her kim beni görse cin çarpmışa dönüyor,ben de ister istemez kendimi kötü hissediyorum.biz gittik pastaneye pastaneye bir adamla bir kadın geldi filan adamın elinde benim telefon ama önce annemin arabasının plakasını söyledi bu plakanın sahibi burda mı diye annem de hemen buyrun benim dedi.Ben de içimden diyorum allah allah annem arabanın arkasına filan da park etmedi ki ne alaka.Adamın da BMWsi var hava tavan baya kasıla kasıla girdi ya içeri ben de çok önyargılıyım hemen içimden adama saydırıyorum. Ama nerden bileceğim adamın resmen hayatımı kurtaracağını.Adam dediki bu telefonun sahibi de siz misiniz dedi. Ben resmen şok geçirdim üstünden bir iki saat geçmiş olmasına rağmen hala etkisindeyim. Annem bana o kadar fena baktı kiaman yarabbi.EEE Dicle Hanım g*tünüzü açıp gezeceğinize eşyana sahip çıksan böyle olmaz. Resmen iki dakika önce düşündüklerimden utandım yerin dibine girdim. Tabi annem başladı saydırmaya vay efendim ben bu parayı kolay mı kazanıyorum ediyorum diye allahtan haram param yok, zaten kaybetseydin bir daha telefon almazdım ki diye bir başladı baya sürdü anlayacağınız. Farkındayım aslında basit bir şey gibi göründüğünün farkındayım ancak beyni,ruhu,psikolojisi, bilinçaltı iyi olmayan hatta berbat ötesi olan birisi için gerçekten çok sarsıcı bir etkiye sahip.Zaten bu bloğu açmamdaki amaç da sizleri iç dünyamın karışıklığını yansıtabilmek.Bir de deli saçması olan ama tüm gücümle inandığım bir fikrim var:Bir yerlerde tıpkı benim gibi hisseden, benim nasıl hissettiğimi anlayabilecek ,belki hemcinsim belki de karşıcinsim belki dünyanın öbür ucunda belki de burnumun ucunda yani ruh eşi gibi bir şey ama kesinlikle anlatmaya çalıştığım şey bu değil daha farklı benim gibi manyaklıkları olan,benim anlattıkları deli saçması ya da ergenlikle alakalı olmadığına inanan birinin olduğuna inanıyorum.
      Evet bugün yaşadığım olay unutulabilecek bir şey ancak şu günler de merak saldığm paralel evren olayı var şöyle olsaydı ne olurdu böyle olsaydı ne olurdu gibisinden şeyler zihnimi sarmış durumda.Haklısınız saçma ama ben zaten bütünüyle saçmalıklar abidesiyim.Bugün hissettiğim şey daha önce de bahsettim ya çok ön yargılı bir insanımdır.kendimi ön yargılı davrandığım ya da hala davranmaya devam ettiğim gıcık, şımarık Pelinsular gibi hissettim aslında alakasız bir tanım gibi oldu ama başka tanımlayacak sıfat  bulamadım doğrusu.Eve geldim 10-15 dakika hiçbir şey yapmaksızın öylece duvara baktım, baktım,düşündüm,değiştiğimin farkındayım şunda bir yıl öncesine gitseniz asla sevgilisinin olmasını istemeyen sürekli saçını at kuyruğu yapan şimdi ise sanki her şeyim tam zıttına döndü belki istemsizce belki lise ortamından belki de kendi irademle gerçekleştirdim bilmiyorum sürekli etek, elbise giyen- bunda muhtemelen 15 kilo verip 2 beden küçülmemin de etkisi olabilir çünkü kiloluyken hiç etek elbise giyemedim ve içimde ukde kaldı.-saçlarını sürekli açık bırakan sürekli resim çeken o nefret ettiğim ya da ön yargılı olduğum kişiler demem mi doğru olur bilmiyorum ama aynı onlar gibi oluyorum ve bunu durduramıyorum ya da durdurmak istemiyorumdur işte sorun da tam burada başlıyor.İçimde birbirine tezat iki kişilik var biri ak derken öteki kara diyor sürekli kavga ediyorlar ki çoğunlukla karanlık tarafım ağır basıyor.Mesela sabah uyanıyorum ya benim de giderim var güzelim işte ya diyorum sonra öğlen kendime küfürler saydırıyorum, kendimden kilolarımdan-hala kilolarım var- nefret ediyorum,herkesten nefret ediyorum herkesin yapmacık sahte ve güven duyulamaycak kadar sahte ve yapmacık olduğunu düşünüyorum çoğunlukla da bu ruh haline sahibim zaten. Ama bu duygular,iç seslerimin tartışmaları beni öyle bir noktaya getirdi ki dayanalmaz oldu artık-zaman ilerledikçe beni en çok etkileyen çocukluğumla, saplantılı bir biçimde sevdiğim/saplandığım anneme olan takıntımı/boşluk hissini vs.hepsini anlatacağım.Şimdi konumuza geri dönelim.Bazen bir yanım çok zeki ve akıllı olduğumu hatta böyle manyaklıklara,psikopatlıklara sahip olduğuma göre kesin IQ um baya yüksek diye içimden geçirken öteki yanım hemen bir kahkaha patlatıyor. Kızım sen kendinde misin sen salağın,malın,korkağın aptalın en önde gidenisin, hem bir düşün sen zeki olsaydın bütün zor matematik sorularını,yapamadığın ingilizceyi,fizik olimpiyat sorularını filan yapardın o yüzden boşuna umutlanma gibisinden şeyler söylüyor. Aslından takıntım hep diğerlerinden farklı,özel olmak her girdiğim ortamda yıldız gibi olmak, kendimi dünyadaki sayılı insanlar gibi olmak istiyorum biliyorum bu mümkün değil -belki de bunu söyleyen karanlık tarafım,ayrıca bunları anlatırken kafamda dönen,anlatmak için can attığım milyonlarca fikrim, yaşadığım olay var-. Karanlık tarafıma inanmamın asıl sebebi de bana kanıtlar sunması, zaaflarımından yakalaması.Bir de sürekli içinden kurtulamadığım boşluk,gereksizlik,dünyadaki yaşamın gayet saçma sapan bir yer olduğu inancı var ki bunlar bence de çoook çoook doğru şeyler.Şimdi fark ettim de ben bu konulara girsem 36 saaten aşağı çıkamam en iyisi boşluk hissiyle başlayayım.
          BOŞLUK HİSSİ.Kendimi arafta gibi hissediyorum. Ne mutlu ne mutsuz ne üzgün ne neşeli böyle her şeyden uzak bir dünyadayım.Farkındayım söylediklerim tamamıyla birbirinden farklı şeyler fakat dedim ya içimde tamamıyla birbirine zıt iki kişilik var.Apayrı iki insan, iki hatta daha fazla kişilik. Sanki içimde tüm dünyayayı barındırıyorum.
         Aslında çok bir şey beklemiyorum ya da istemiyorum belki de istiyorumdur.İstediğim şey takdir kazanmak,sevilmek, beğenilmek,kıskanılmak,parmak ısırttıran derecede güzel özelliklere sahip olmak-zerresi dahi yok- ama en çok istediğim sevilmek hatta ötekiler önemli bile değil bu isteğim dışında. En çok da annem tarafından görmek istiyorum nasıl ben onu hiç kimseye değer vermediğim kadar önemsiyorsam,baba kişisinden -nefretimin sebebi hem anneme yakın olması,çocukluğumda geçirmiş olduklarım,hareketleri,tarzları , tavır ve tutumları vs.- kıskanacak kadar çok seviyorum. Biliyorum bunun adı sevgi ya da bağlılık değil bu saplantıdan başka bir şey de değil.Ama ne yapayım kendimi bu bataklıktan bir türlü kurtaramıyorum bir de aşırı aşırı aşırı düzeyde olan suçluluk duygum var. Şimdi diyceksiniz ki niye profosyonel destek almıyorsun çünkü canımdan bile daha çok sevdiğim annem bana inamıyor bütün bunların benim deli saçmalarım olduğunu, şımarıkılığımdan olduğunu söylüyor ama alakası dahi yok.Bir ihtimal beni anlıyordur  ya da ne bileyim anlamaya çalışıyordur,belki de anlamak istemiyordur.Her neyse sonuç olarak okulun psikoloji-rehberlik- bölümünden yardım almaktan başka bir şey gelmiyor elimden anlayacağınız.Devamını da yarın yazacağım.Benim gibi olan birini ya da birilerini bulmam dileğiyle.Hoşçakalın



Bu blogdaki popüler yayınlar

Babasız Büyüyen Çocuklar

Aslında aptallık bendeydi be pikaçü. Ailemdeki erkeklerden bile hayır görmemişken bunu dışarıdaki başka bir erkekten beklemek benim aptallığım oldu açıkçası. Baba yönünden zaten eksilerdeyim, amca dayı dede desen hak getire... Karşımdaki erkeklerde hep bir baba figürü aradım durdum, uzun bir süredir arıyordum da ama artık vazgeçtim sayılır, neden biliyor musun benim artık bir babaya ihtiyacım yok da ondan. Babaya ihtiyaç duyduğum yaşlarda değilim artık ne yazık ki. Ben o yaşları çooktan geçtim bile. İhtiyacım varken yoktu yanımda hiçkimse annemden başka. Şimdi zaten hiç ihtiyacım yok. Ne bir babaya, ne de baba yerine koyacağım başka birine.

           Babasız büyüyen çocukların hele ki babasız büyüyen kız çocuklarının hep bir yanı eksiktir. O eksik yanları kim ne yaparsa yapsın bir türlü dolmaz. İlk aşkları babaları olmamıştır, süperkahramanları babaları değildir. Mesela benim süperkahramanım her zaman annem olmuştur. Hastayken de, üzgünken de , mutluyken de yanımda sağolsun annem …

KADIN &ERKEK EŞİTSİZLİĞİ

Bugün kafamı yoran belki birçoğunuzun önemsemediği eşitlik ve adalet konularından bahsetmek istiyorum.Öncelikle tanımlarını yaparak başlamak istiyorum. Eşitlik, iki şeyin her yönden denk olması demektir. Adalet ise, her hak sahibine hakkını vermek ve haksızları cezalandırmak şeklinde tarif edilir. Aşağıdaki resimde bunu daha iyi göreceğiz.                                                                



              Aslında  bugün kadın-erkek eşitliğinin olmadığını,haklarımızın erkeklere oranla daha az           olduğu ve son olarak da ülkemizde çok olarak görülen kadın cinayetlerine ve kadına şiddet hakkında konuşmak istiyorum. Farkındayım söylemiş olduğum hiçbir konu tek bir yazıya sığacak kadar dar     kapsamlı konular değil en azından kısaca değinerek fikirlerimizin daha da kökleşmesini arzuluyorum.      Sadece kadınlara sormuyorum bu soruyu erkeklere de soruyorum. Sizce kadınlara Türkiye'de hak edildikleri değer veriliyor mu, düşünmenizi istiyorum.Ya da erkekler gibi özgü…

Affetmek Ve Özgürlük

YapabiIdikIerimiz ya da yapamadıkIarımız, oIası ya da imkansız oIarak gördükIerimiz, çoğunIukIa gerçek kapasitemizin bir sonucu değiIdir. Daha çok kim oIduğumuz hakkındaki inançIarımızın yansımasıdır. (Anthony Robbins)

Hepinize merhabalar canlar.
Biliyorum yeni yazı paylaşmayalı çok uzun zaman oldu. Neden diye soracak olursanız verebileceğim hiçbir cevabım yok. Sanırım korktum. Neyden korktuğumu da bilmiyorum. Vaktimin darlığından falan da değil, gayet yaz tatilinde boştum sadece yazmaya üşendim kısacası yazmak istemedim. Eee haliyle bu kadar uzun zaman da olunca anlatacak bir sürü şeyim birikti. Yazmadığım süreç boyunca da şunu fark ettim ki  insan eğer bir şeyi gerçekten yapmak istiyorsa onu engelleyecek kendinden başka hiçbir şey yoktur. Nereden mi biliyorum, kendimden biliyorum canım benim. Okul zamanı o kadar dersin işin gücün arasında bile yazabiliyorken şu an herhangi bir işim olmamasına rağmen uzun zaman yazmadım. Bakın yazamadım demiyorum, YAZMAdım. Çünkü niye ben istemedim, eğ…