Ana içeriğe atla

KADIN &ERKEK EŞİTSİZLİĞİ

   Bugün kafamı yoran belki birçoğunuzun önemsemediği eşitlik ve adalet konularından bahsetmek istiyorum.Öncelikle tanımlarını yaparak başlamak istiyorum. Eşitlik, iki şeyin her yönden denk olması demektir. Adalet ise, her hak sahibine hakkını vermek ve haksızları cezalandırmak şeklinde tarif edilir. Aşağıdaki resimde bunu daha iyi göreceğiz.                                                                



              Aslında  bugün kadın-erkek eşitliğinin olmadığını,haklarımızın erkeklere oranla daha az           olduğu ve son olarak da ülkemizde çok olarak görülen kadın cinayetlerine ve kadına şiddet hakkında konuşmak istiyorum. Farkındayım söylemiş olduğum hiçbir konu tek bir yazıya sığacak kadar dar     kapsamlı konular değil en azından kısaca değinerek fikirlerimizin daha da kökleşmesini arzuluyorum.
     Sadece kadınlara sormuyorum bu soruyu erkeklere de soruyorum. Sizce kadınlara Türkiye'de hak edildikleri değer veriliyor mu, düşünmenizi istiyorum.Ya da erkekler gibi özgür davranabiliyorlar mı,erkekler gibi rahat hareket edebiliyorlar mı bana soracak olursanız cevabım HAYIR olur. Çünkü kadına ülkemizde hak ettiği değer verilmiyor. Hak ettiği değer verilseydi sizce bu kadar kadın cinayetleri olur muydu,kadınlar hor görülür müydü. Hor görülmek biraz kaba kalabilir ancak kadınlar topluma davet edilmiyor evet soyutlanmaya da çalışılmıyor ancak davet de edilmiyor. Ne bileyim kadınlar çalıştırılmak için gönüllendirilmiyor bile-birkaç sosyal kuruluş dışında bunu gerçekleştiren yok-tam tersine geriye dönüş var.Duyulması muhtemel birkaç cümle söyleyeceğim. ''Kadının işi evde oturup yemek yapmaktır,çocuklarına bakmaktır,kocasıyla ilgilenmektir ne işi var canım ortalıkta kocası zaten çalışıyor.''bunlar duyulması muhtemel birkaç cümleden biri.Niyeymiş canım kadın neden çalışmasın, kadın neden erkek gibi özgür olmasın, neden erkek gibi güçlü olmasın. Kadın isterse her işin altından da kalkar.Bazılarınız ne alakası var canım gayet eşitiz gayet özgürüz istediğimiz işte çalışıyoruz diyebilirsiniz ama hayır onlar sadece sizin gördükleriniz,ya da görmek istedikleriniz. Bir de görmedikleriniz,görmediğimiz tarafları var. Bunları söyleyen birçok insan üniversite mezunudur,eğitimlidir falan filan. Ama gözardı ettiğiniz başka şeyler de var. Bu ülkede okula gönderilmeyen,gönderilemeyen,erken yaşta evlendirilen,sırf okula gitmek istediği için öldürülen, ailesinden dayak yiyen çocuklarımız da var. Bir şeye daha dikkat çekmek isterim ki sizce neden okula gönderilemeyen,dayak yiyen,öldürülen çocuklarımızın hepsi kız çocuklarımız. Neden diye sorarım erkek ve kadın zaten eşittir diyenlere  makul bir cevabınız varsa buyurun söyleyin. Öyle bir cevap yok çünkü. Neden medeni-eşit-(!) yollarla başanmak isteyen kadın dövülüyor,bıçaklanıyor,öldürülüyor. Aynı şeyi adam yapsa kadın paşa paşa gider boşanır. Tamam hır gür çıkar ama ben şu ana kadar kocasını sırf boşanma davası açtı diye öldüreni görmedim.Ama adam yapsa namusunu temizlemek için yaptı, karısını sevdiği için yaptı,yuvası dağılmasın diye yaptı gibi cümleler kurarlar. Niye kadın kendi namusunu koruyamıyor mu, kadın da yuvası dağılmasın diye çaba harcamıyor mu hatta en çok emek veren, çaba harcayan kadındır. Fakat ne tezattır ki öldürülen yine KADIN dır yine KADIN dır. Son olarak sizi verilerle baş başa bırakıyorum..
      


TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU

KADINA YÖNELİK AİLE İÇİ ŞİDDET İSTATİSTİKLERİ
              
               Eşi veya birlikte olduğu kişi(ler)den fiziksel şiddet yaşamış kadınların yüzdesi
          
                                                               YAŞAMININ HERHANGİ BİR        SON 12 AYDA       EVLENMİŞ

                                                                    DÖNEMİNDE                                                     KADIN SAYISI        
                                                                                                
                                                  
   EĞİTİM       EĞİTİMİ YOK/İLKÖĞRETİM YOK  52.2                                    12.6                      2,741
   DURUMU    İLKÖĞRETİM BİRİNCİ KADEME  39.9                                   9.1                         5,237
                     İLKÖĞRETİM İKİNCİ KADEME    34.9                                   12.3                        872
                     LİSE VE ÜZERİ                           25.0                                   7.9                         1,948                     
                                                                       39.03                                    9.9                        10,798
    TÜRKİYE              


Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü’nün 2009 yılında gerçekleştirdiği Türkiye’de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Araştırması ’nda; Türkiye’de 100 kadından 42’si eşinden veya birlikte olduğu kişiden fiziksel veya cinsel şiddet görüyor. Bu çok yüksek bir oran ve şiddete karşı yasal haklarımızı bilmenin önemini de ortaya koyuyor.Yani eğitimsizlikten dolayıdır. Eğitim alamaması da kadın-erkek eşitsizliğine dayanıyor.Anlayacağınız üzere hepsi birbirinin sonucu yani hepsi kelebek etkisi seyrinde devam ediyor.Eğer bu problemleri temelinden halletmezsek daha nice kadın ölümü haberini alacağız kim bilir. 
































































Bu blogdaki popüler yayınlar

KORKUYORUM SEVGİLİM/ MEKTUPLAR #3

Korkuyorum sevgilim. Korkuyorum ya başkasını seviyorsan diye ödüm kopuyor. En çok canımı acıtacak olan ihtimal bu. Sana bunları vermeme 9 gün kaldı ama içim içime sığmıyor bir bilsen. Nefesim daralıyor göğüs kafesim beni dinlemez oluyor sen aklıma geldikçe. Senden başka bir şey düşünmek istemiyorum, düşündüğüm zaman kendimden o kadar çok nefret ediyorum ki o kadar suçluluk duyuyorum ki inanamazsın. Hele senden başkasına bakmışsam sana nasıl ihanet ederim diye içim içimi yiyor. Bunu belki milyonuncu kez söylüyorum ama yine de bil istiyorum. Seni düşünmek, sana aşık olmam karşılık bekleyerek yaptığım bir şey değil. Bu hislerimin karşılığı yok,  hiçbir zaman olmayacak bunu da biliyorum ama olsun.
Neyime aşık oldun dersen sana verebileceğim 2 cevap var. 1) içine beni gömecekleri , belediye çukurunun çukur olmadığı GAMZELERİN
2) sigarayla içkiyle karıştığı sadece senin olan o KOKU ya aşık oldum.
Birinin ellerini cebine koyuşuna dahi bağlanabilirmişsin, sana kördüğüm olduğumda anladım.
Kaç gün…

FARK ETMEDEN SENİN OLMUŞUM/ MEKTUPLAR #2

Öncelikle hepinizden çok özür diliyorum yaklaşık 2-3 haftadır yazı paylaşamıyorum. Yoğun sınav haftam yüzünden inanın, derslerden kafamı bile kaldıramadım ama söz bu hafta bundan sonra bütün eksiklerimi kapatacağım. Hiç konuyu uzatmadan yazıya geçmek istiyorum.

Senin olmayan bir şeyi nasıl kaybedebilirsin? Senin olmayana nasıl dokunursun? Senin olmayan başkasının olabilir, başkası onu öpebilir, koklayabilir, en kötüsünü de ne biliyor musun sevgilim: başkasına ait olabilir. İşte seninle ilgili en kötü ihtimal de bu ya zaten. Başkasına ait olma düşüncen bile beni delirtmeye yetiyor. Ya başkasının olursan. 
Benim olmayanı kıskanıyorum, benim olmayana kavuşma hasreti ve bunun imkansızlığı... çok canım acıyor ya o kızı seviyorsan diye düşünmekten. Beni sevmen veya sevmemen önemli değil. Zaten seni sevmek, düşünmek, seninle ilgili hayaller kurmak karşılık bekleyerek yaptığım bir şey değil. Senden bu satırları okumandan ve bunların gerçek olduğuna inanmandan başka bir şey istemiyorum. Biliyoru…

YALAN SÖYLEME,BENLİĞİME DOKUNMA!

Hayatına girerken farklı sandığın kişinin, aslında diğerleri gibi olduğunu terk edilince anlarsın. Anlarsın ki aslında kimsenin, farkı yok kimseden. Sadece biri daha iyi yalan söyler, Biri daha iyi oynar oyununu. Hepsi bu.                                                                                                Can Yücel

Neden yalan söyleriz? Söylediğimiz yalanların gerçekten de renkleri var mıdır? Kırmızı,pembe, beyaz, mavi,lacivert,siyah yalanlar... Sizce neden yalan söyleriz, neden gerçekleri söylemek yerine onları gizlemeyi tercih ederiz? Korktuğumuz için mi, birinin iyiliği için mi yoksa canımız sıkıldığı için mi, yoksa mitoman olduğumuz için mi? Bunların herhangi biri ama siz hangisine giriyorsunuz acaba?

Ben asla yalan söylemem,hiçbir kategoriye girmiyorum DEMEYİN. Çünkü asıl şimdi yalan söylüyorsunuzdur.  Hepimiz illaki gün içinde olsun, ailemiz ileyken, toplum içindeyken olsun doğduğumuz andan itibaren büyük küçük yalanlar söylemişizdir. Yalan söylemek dediğimiz zaman aklımız…