Ana içeriğe atla

KİMSİN SEN

     Hayır, anlamıyorum ne bok vardı büyümekte nolurdu yani büyümeseydik ne olurdu yani anlamıyorum ki. Ne olurdu bizden şu hayattaki tek masumiyetimizi tek gerçeğimizi, gülümsememizi çalmasalardı. Anlamıyorum asla anlamayacağım da. Siz siz olun gülüşünüzü asla ama asla çaldırmayın. Hele ki o çocukça masumiyetinizi asla insanlara göstermeyin ama o çocuk saflığı hep kalsın içinizde hep var olsun çünkü o masumiyet var oldukça içinizde yaşamaya devam ettikçe siz hep masum kalacaksınızdır, o masumiyet içinize aktıkça siz kendinizi bulacaksınız, çocukluğunuz sevginiz, masumiyetiniz size ilaç gibi gelecektir.


    Bir çocuğun gülümsemesiyle, hayattan bıkmış, otuzlarında , evli ve çocuklu bir olgun yetişkinin gülümsemesinde ne farklar vardır, evet evet size soruyorum hadi bakalım 7 farkı bulalım birlikte.
Büyüdükçe bizimle birlikte isteklerimiz de, doyumsuzluklarımız da artıyor, gülüşümüz her gün birer parça birer parça bizden çalınıyor. Peki kim çalıyor bunu, bunu yapan pislik hırsız kim, kim bu şerefsiz, ahlak yoksunu... Düşmanımızı çok uzakta aramanın hiçbir anlamı yok tam karşınızda çünkü. Hadi kalkın da bakın bakalım en yakın aynaya. Ne görüyorsunuz ? Bir düşman görmediğiniz kesindir.Gerçekten bu sorunun cevabını verebilen çok az kimse vardır. KİMSİN SEN? Ne istiyorsun, neden buradasın? Evet kimler cevap verebildi bakalım. Ben veremedim ve sanırım hayatımın sonuna kadar da veremeyeceğim de. Çünkü bu benim yaşam sürecim ve andan ana, her saniyesinde kendimi başka bir kimliğin içinde buluyorum, bazen delicesine aşık Mecnun, bazen dağları delebilecek derecede Ferhat, kimi zaman da acımasız Firavun gibi oluyorum. Bazense hiç kimse oluyorum. İçlerinden en çok beğendiğim de bu işte. Favorim :) Eee siz kim oluyorsunuz bakalım bir düşünün ben de bekliyim ha bir de gülümsemeyi de sakın ama sakın unutmayın çünkü o sizin ölümden başka kalan tek gerçeğiniz.


 Gülüşünü yakalayamadım ama bu çocukla metroda karşılaştım ATA DENİZ.O kadar kıskandım ki onun metroya binişine nasıl sevindiğine, dedesinin dizinde oturuşunu, tatlı tatlı konuşmalarına resmini çekmeden edemedim. Beni çok takmadı ama olsun.:))

Bu blogdaki popüler yayınlar

Babasız Büyüyen Çocuklar

Aslında aptallık bendeydi be pikaçü. Ailemdeki erkeklerden bile hayır görmemişken bunu dışarıdaki başka bir erkekten beklemek benim aptallığım oldu açıkçası. Baba yönünden zaten eksilerdeyim, amca dayı dede desen hak getire... Karşımdaki erkeklerde hep bir baba figürü aradım durdum, uzun bir süredir arıyordum da ama artık vazgeçtim sayılır, neden biliyor musun benim artık bir babaya ihtiyacım yok da ondan. Babaya ihtiyaç duyduğum yaşlarda değilim artık ne yazık ki. Ben o yaşları çooktan geçtim bile. İhtiyacım varken yoktu yanımda hiçkimse annemden başka. Şimdi zaten hiç ihtiyacım yok. Ne bir babaya, ne de baba yerine koyacağım başka birine.

           Babasız büyüyen çocukların hele ki babasız büyüyen kız çocuklarının hep bir yanı eksiktir. O eksik yanları kim ne yaparsa yapsın bir türlü dolmaz. İlk aşkları babaları olmamıştır, süperkahramanları babaları değildir. Mesela benim süperkahramanım her zaman annem olmuştur. Hastayken de, üzgünken de , mutluyken de yanımda sağolsun annem …

KADIN &ERKEK EŞİTSİZLİĞİ

Bugün kafamı yoran belki birçoğunuzun önemsemediği eşitlik ve adalet konularından bahsetmek istiyorum.Öncelikle tanımlarını yaparak başlamak istiyorum. Eşitlik, iki şeyin her yönden denk olması demektir. Adalet ise, her hak sahibine hakkını vermek ve haksızları cezalandırmak şeklinde tarif edilir. Aşağıdaki resimde bunu daha iyi göreceğiz.                                                                



              Aslında  bugün kadın-erkek eşitliğinin olmadığını,haklarımızın erkeklere oranla daha az           olduğu ve son olarak da ülkemizde çok olarak görülen kadın cinayetlerine ve kadına şiddet hakkında konuşmak istiyorum. Farkındayım söylemiş olduğum hiçbir konu tek bir yazıya sığacak kadar dar     kapsamlı konular değil en azından kısaca değinerek fikirlerimizin daha da kökleşmesini arzuluyorum.      Sadece kadınlara sormuyorum bu soruyu erkeklere de soruyorum. Sizce kadınlara Türkiye'de hak edildikleri değer veriliyor mu, düşünmenizi istiyorum.Ya da erkekler gibi özgü…

Affetmek Ve Özgürlük

YapabiIdikIerimiz ya da yapamadıkIarımız, oIası ya da imkansız oIarak gördükIerimiz, çoğunIukIa gerçek kapasitemizin bir sonucu değiIdir. Daha çok kim oIduğumuz hakkındaki inançIarımızın yansımasıdır. (Anthony Robbins)

Hepinize merhabalar canlar.
Biliyorum yeni yazı paylaşmayalı çok uzun zaman oldu. Neden diye soracak olursanız verebileceğim hiçbir cevabım yok. Sanırım korktum. Neyden korktuğumu da bilmiyorum. Vaktimin darlığından falan da değil, gayet yaz tatilinde boştum sadece yazmaya üşendim kısacası yazmak istemedim. Eee haliyle bu kadar uzun zaman da olunca anlatacak bir sürü şeyim birikti. Yazmadığım süreç boyunca da şunu fark ettim ki  insan eğer bir şeyi gerçekten yapmak istiyorsa onu engelleyecek kendinden başka hiçbir şey yoktur. Nereden mi biliyorum, kendimden biliyorum canım benim. Okul zamanı o kadar dersin işin gücün arasında bile yazabiliyorken şu an herhangi bir işim olmamasına rağmen uzun zaman yazmadım. Bakın yazamadım demiyorum, YAZMAdım. Çünkü niye ben istemedim, eğ…