Ana içeriğe atla

FARK ETMEDEN SENİN OLMUŞUM/ MEKTUPLAR #2




Öncelikle hepinizden çok özür diliyorum yaklaşık 2-3 haftadır yazı paylaşamıyorum. Yoğun sınav haftam yüzünden inanın, derslerden kafamı bile kaldıramadım ama söz bu hafta bundan sonra bütün eksiklerimi kapatacağım. Hiç konuyu uzatmadan yazıya geçmek istiyorum.


Senin olmayan bir şeyi nasıl kaybedebilirsin? Senin olmayana nasıl dokunursun? Senin olmayan başkasının olabilir, başkası onu öpebilir, koklayabilir, en kötüsünü de ne biliyor musun sevgilim: başkasına ait olabilir. İşte seninle ilgili en kötü ihtimal de bu ya zaten. Başkasına ait olma düşüncen bile beni delirtmeye yetiyor. Ya başkasının olursan. 

Benim olmayanı kıskanıyorum, benim olmayana kavuşma hasreti ve bunun imkansızlığı... çok canım acıyor ya o kızı seviyorsan diye düşünmekten. Beni sevmen veya sevmemen önemli değil. Zaten seni sevmek, düşünmek, seninle ilgili hayaller kurmak karşılık bekleyerek yaptığım bir şey değil. Senden bu satırları okumandan ve bunların gerçek olduğuna inanmandan başka bir şey istemiyorum. Biliyorum beni sevmeyeceksin, biliyorum gülüp geçeceksin biliyorum ki bu satırlari okuduktan 2 gün sonra  ben aklına gelmeyeceğim. Ama önemli değil, zaten benim olamayacak kadar mucizevi, dokunulmazsın ki kelime yok senin için.
 Annem gibi oldun biliyor musun? 
Hani yeni doğan bir çocuğun ilk gördüğü şey annesi, annesinin şefkati olur ya sen de benim ilk aşkımın olarak ilk aşk annem oldun, aşka seninle doğdum sevgilim. Seninle karşılıksız sevmeyi öğrendim. Seninle öğrendim aşkın, birini sevmenin ne kadar kıymetli bir his olduğunu. Ama ölümüm de senin elinden olacak.Biliyorum canım yanacak, üzüleceğim, çok ağlayacağım. Ama yine de seni yaşamaya değer, senin hayalin bile güzel.Tıpkı bir çocuğun annesi onu her ne kadar üzse de dövse de , annesini sevmeye devam etmesi gibisin...




Bu blogdaki popüler yayınlar

KORKUYORUM SEVGİLİM/ MEKTUPLAR #3

Korkuyorum sevgilim. Korkuyorum ya başkasını seviyorsan diye ödüm kopuyor. En çok canımı acıtacak olan ihtimal bu. Sana bunları vermeme 9 gün kaldı ama içim içime sığmıyor bir bilsen. Nefesim daralıyor göğüs kafesim beni dinlemez oluyor sen aklıma geldikçe. Senden başka bir şey düşünmek istemiyorum, düşündüğüm zaman kendimden o kadar çok nefret ediyorum ki o kadar suçluluk duyuyorum ki inanamazsın. Hele senden başkasına bakmışsam sana nasıl ihanet ederim diye içim içimi yiyor. Bunu belki milyonuncu kez söylüyorum ama yine de bil istiyorum. Seni düşünmek, sana aşık olmam karşılık bekleyerek yaptığım bir şey değil. Bu hislerimin karşılığı yok,  hiçbir zaman olmayacak bunu da biliyorum ama olsun.
Neyime aşık oldun dersen sana verebileceğim 2 cevap var. 1) içine beni gömecekleri , belediye çukurunun çukur olmadığı GAMZELERİN
2) sigarayla içkiyle karıştığı sadece senin olan o KOKU ya aşık oldum.
Birinin ellerini cebine koyuşuna dahi bağlanabilirmişsin, sana kördüğüm olduğumda anladım.
Kaç gün…

YALAN SÖYLEME,BENLİĞİME DOKUNMA!

Hayatına girerken farklı sandığın kişinin, aslında diğerleri gibi olduğunu terk edilince anlarsın. Anlarsın ki aslında kimsenin, farkı yok kimseden. Sadece biri daha iyi yalan söyler, Biri daha iyi oynar oyununu. Hepsi bu.                                                                                                Can Yücel

Neden yalan söyleriz? Söylediğimiz yalanların gerçekten de renkleri var mıdır? Kırmızı,pembe, beyaz, mavi,lacivert,siyah yalanlar... Sizce neden yalan söyleriz, neden gerçekleri söylemek yerine onları gizlemeyi tercih ederiz? Korktuğumuz için mi, birinin iyiliği için mi yoksa canımız sıkıldığı için mi, yoksa mitoman olduğumuz için mi? Bunların herhangi biri ama siz hangisine giriyorsunuz acaba?

Ben asla yalan söylemem,hiçbir kategoriye girmiyorum DEMEYİN. Çünkü asıl şimdi yalan söylüyorsunuzdur.  Hepimiz illaki gün içinde olsun, ailemiz ileyken, toplum içindeyken olsun doğduğumuz andan itibaren büyük küçük yalanlar söylemişizdir. Yalan söylemek dediğimiz zaman aklımız…