Ana içeriğe atla

KORKUYORUM SEVGİLİM/ MEKTUPLAR #3

Korkuyorum sevgilim. Korkuyorum ya başkasını seviyorsan diye ödüm kopuyor. En çok canımı acıtacak olan ihtimal bu. Sana bunları vermeme 9 gün kaldı ama içim içime sığmıyor bir bilsen. Nefesim daralıyor göğüs kafesim beni dinlemez oluyor sen aklıma geldikçe. Senden başka bir şey düşünmek istemiyorum, düşündüğüm zaman kendimden o kadar çok nefret ediyorum ki o kadar suçluluk duyuyorum ki inanamazsın. Hele senden başkasına bakmışsam sana nasıl ihanet ederim diye içim içimi yiyor. Bunu belki milyonuncu kez söylüyorum ama yine de bil istiyorum. Seni düşünmek, sana aşık olmam karşılık bekleyerek yaptığım bir şey değil. Bu hislerimin karşılığı yok,  hiçbir zaman olmayacak bunu da biliyorum ama olsun.

Neyime aşık oldun dersen sana verebileceğim 2 cevap var.
1) içine beni gömecekleri , belediye çukurunun çukur olmadığı GAMZELERİN

2) sigarayla içkiyle karıştığı sadece senin olan o KOKU ya aşık oldum.

Birinin ellerini cebine koyuşuna dahi bağlanabilirmişsin, sana kördüğüm olduğumda anladım.

Kaç gündür kafamda dolanan ihtimalleri bir bilsen. Kötü, iyi, nötr... tonlarca ihtimal var. Cevap vermesen bile olur ama yeter ki başkasını seviyorum deme. Çünkü en çok canımı acıtan bu olur. Çünkü birini sevmenin, birine aşık olmanın ne demek olduğunu çok iyi biliyorum, şu an bu durumu yaşıyorum.Eğer bana bunu dersen sana verebileceğim hiçbir cevabım olmaz. Diyebileceğim tek şey umarım kavuşursun demek olur içim kan ağlayarak derim bunu da. Ama bil ki sen benim 17. yaşımsın. İLK AŞKIMSIN. Senin ilk aşkının kim olduğunu biliyorum sanırım. Şirin.

Hayatım boyunca çok baba sevgisi görmedim bu yüzden bu isteğimi hep başka insanlardan karşı cinsten, hemcinslerimden, öğretmenlerimden, annemden gidermeye çalıştım ama olmadı. Karşıma çıkan insanları hep bu ihtiyacımı gidermek için kullandım, hep öyle gördüm. Bunu sonradan fark ettim tabi ki. Fark edince hiçbirini gerçekten sevmediğimi anladım. Ama bu sefer farklı. Sen gelince anladım bunu. İnsan gerçek aşkı bulunca onun o aşk olduğunu anlıyormuş gerçekten. O kadar sabırsızlanıyorum ki bu Pazar yazmamak için kendimi çok zor tutuyorum. Ama sana bunu yapamam. Senin gergin olduğunu bilmeme rağmen dikkatini dağıtamam. En çok odaklanman gereken bu dönüm noktasında sana zarar veremem. O yüzden 9 gün daha bekleyeceğim. Evet zor olacak ama ne kolay ki zaten şu dünyada.

Bu yazımı Miraç Çağrı AKTAŞ’ ın şu sözüyle kapatmak istiyorum.
‘’Yani anlayacağın seni herkes çok sevebilir. Ama kimse seni benim gibi sana binbir türlü anlamlar yükleyerek güzel sevemez.’’
‘’Güzel seveni görebilmek için güzel bakmayı bilmek gerekirdi. Ancak beni sevmeni beklemek de kör birinden görmesini istemekti.’’

Bu blogdaki popüler yayınlar

FARK ETMEDEN SENİN OLMUŞUM/ MEKTUPLAR #2

Öncelikle hepinizden çok özür diliyorum yaklaşık 2-3 haftadır yazı paylaşamıyorum. Yoğun sınav haftam yüzünden inanın, derslerden kafamı bile kaldıramadım ama söz bu hafta bundan sonra bütün eksiklerimi kapatacağım. Hiç konuyu uzatmadan yazıya geçmek istiyorum.

Senin olmayan bir şeyi nasıl kaybedebilirsin? Senin olmayana nasıl dokunursun? Senin olmayan başkasının olabilir, başkası onu öpebilir, koklayabilir, en kötüsünü de ne biliyor musun sevgilim: başkasına ait olabilir. İşte seninle ilgili en kötü ihtimal de bu ya zaten. Başkasına ait olma düşüncen bile beni delirtmeye yetiyor. Ya başkasının olursan. 
Benim olmayanı kıskanıyorum, benim olmayana kavuşma hasreti ve bunun imkansızlığı... çok canım acıyor ya o kızı seviyorsan diye düşünmekten. Beni sevmen veya sevmemen önemli değil. Zaten seni sevmek, düşünmek, seninle ilgili hayaller kurmak karşılık bekleyerek yaptığım bir şey değil. Senden bu satırları okumandan ve bunların gerçek olduğuna inanmandan başka bir şey istemiyorum. Biliyoru…

YALAN SÖYLEME,BENLİĞİME DOKUNMA!

Hayatına girerken farklı sandığın kişinin, aslında diğerleri gibi olduğunu terk edilince anlarsın. Anlarsın ki aslında kimsenin, farkı yok kimseden. Sadece biri daha iyi yalan söyler, Biri daha iyi oynar oyununu. Hepsi bu.                                                                                                Can Yücel

Neden yalan söyleriz? Söylediğimiz yalanların gerçekten de renkleri var mıdır? Kırmızı,pembe, beyaz, mavi,lacivert,siyah yalanlar... Sizce neden yalan söyleriz, neden gerçekleri söylemek yerine onları gizlemeyi tercih ederiz? Korktuğumuz için mi, birinin iyiliği için mi yoksa canımız sıkıldığı için mi, yoksa mitoman olduğumuz için mi? Bunların herhangi biri ama siz hangisine giriyorsunuz acaba?

Ben asla yalan söylemem,hiçbir kategoriye girmiyorum DEMEYİN. Çünkü asıl şimdi yalan söylüyorsunuzdur.  Hepimiz illaki gün içinde olsun, ailemiz ileyken, toplum içindeyken olsun doğduğumuz andan itibaren büyük küçük yalanlar söylemişizdir. Yalan söylemek dediğimiz zaman aklımız…