Ana içeriğe atla

YALAN SÖYLEME,BENLİĞİME DOKUNMA!





Hayatına girerken farklı sandığın kişinin, aslında diğerleri gibi olduğunu terk edilince anlarsın. Anlarsın ki aslında kimsenin, farkı yok kimseden. Sadece biri daha iyi yalan söyler, Biri daha iyi oynar oyununu. Hepsi bu.
                                                                                               Can Yücel


Neden yalan söyleriz? Söylediğimiz yalanların gerçekten de renkleri var mıdır? Kırmızı,pembe, beyaz, mavi,lacivert,siyah yalanlar...
Sizce neden yalan söyleriz, neden gerçekleri söylemek yerine onları gizlemeyi tercih ederiz? Korktuğumuz için mi, birinin iyiliği için mi yoksa canımız sıkıldığı için mi, yoksa mitoman olduğumuz için mi? Bunların herhangi biri ama siz hangisine giriyorsunuz acaba?

Ben asla yalan söylemem,hiçbir kategoriye girmiyorum DEMEYİN. Çünkü asıl şimdi yalan söylüyorsunuzdur. 
Hepimiz illaki gün içinde olsun, ailemiz ileyken, toplum içindeyken olsun doğduğumuz andan itibaren büyük küçük yalanlar söylemişizdir. Yalan söylemek dediğimiz zaman aklımıza hemen olumsuz bir anlam geliyor değil mi? Yalan söylemek kötü bir şey yani.Peki, o zaman neden hala söylemeye devam ediyoruz?  Benim aklımı acayip kurcalıyor bu soru, ama bir türlü cevap bulamadım. Siz bulursanız lütfen yorumlara yazıverin çok mutlu olurum.
Yalan söylemek insanoğlu var olduğundan beri var olan bir şeydir. Peki ya şu yalanların renkleri meselesi nereden çıktı. Kim beyaz yalan, kırmızı yalan dedi. Hafif yalanlar neden siyah değil de beyaz oldu? Yalanların ölçütünü belirleyen şey ne peki? Kime göre beyaz, kime göre kırmızı, kime göre pembe oluverdi bu yalanlar.

 YALAN SÖYLEME, BENLİĞİME DOKUNMA!!!

Yalan söylemenin sadece karşımızdaki kişiye zarar verdiğini, kandırmak olduğunu zannederiz. Ne yazık! Keşke o kadar olsaydı. Yalan asıl bize zarar veriyor. Herkesten önce aslında yara alan kendi benliğimizdir. Yalanların renginin olduğuna inanmıyorum. Yalan yalandır. Küçük veya Büyük. Hiç fark etmez. Sonuçta küçük yalanda da, büyük yalanda da karşındaki insanı kandırıyorsun. onu salak yerine koyup kendi sahteliğin ile büyütüyorsun . 
Yalan söylemekten daha kötü bir şey varsa o da küçük bir çocuğa yalan söyleyip onu kandırmaktır. O çocuğun hayal dünyası ile oynamaya senin nasıl hakkın olur? İster annesi ol, ister babası ol, istersen onun iyiliğin için yap hiçbir şekilde buna hakkın yok. Her kimsin bilmiyorum ama hiç kimsenin hiç kimseye; hele ki daha kendi haklarını koruyamayan küçücük bir çocuğa hiç hükmetmeye hakkı yoktur. Biliyorum çok iddialı kesin cümleler ama bu satırları kandırılmış bir çocuk söylüyor. Düşünsenize çevrenizdeki yalan söylediğiniz her çocuğa böyle bir etki yarattığını. İmkansız dediğinizi biliyorum. Ama imkansız değil. İnanın ki değil. Belki büyük çaplı bir etki olamaz ama  o çocuğun ya da yalan söylediğiniz insanın benliğinden bir parça çalmış olursunuz. Bu da bir hırsızlıktır. Kimi zamansa onun benliğinde onarılamaz yaralara yol açar. Sizin için ufak bir yalan, iyilik için söylenmiş olabilir ama karşınızdaki insanın benliğini çalarsınız fark etmeden.

BİR SONRAKİ YAZIDA GÖRÜŞMEK DİLEĞİYLE SEVGİLİ OKUR:))







Bu blogdaki popüler yayınlar

Babasız Büyüyen Çocuklar

Aslında aptallık bendeydi be pikaçü. Ailemdeki erkeklerden bile hayır görmemişken bunu dışarıdaki başka bir erkekten beklemek benim aptallığım oldu açıkçası. Baba yönünden zaten eksilerdeyim, amca dayı dede desen hak getire... Karşımdaki erkeklerde hep bir baba figürü aradım durdum, uzun bir süredir arıyordum da ama artık vazgeçtim sayılır, neden biliyor musun benim artık bir babaya ihtiyacım yok da ondan. Babaya ihtiyaç duyduğum yaşlarda değilim artık ne yazık ki. Ben o yaşları çooktan geçtim bile. İhtiyacım varken yoktu yanımda hiçkimse annemden başka. Şimdi zaten hiç ihtiyacım yok. Ne bir babaya, ne de baba yerine koyacağım başka birine.

           Babasız büyüyen çocukların hele ki babasız büyüyen kız çocuklarının hep bir yanı eksiktir. O eksik yanları kim ne yaparsa yapsın bir türlü dolmaz. İlk aşkları babaları olmamıştır, süperkahramanları babaları değildir. Mesela benim süperkahramanım her zaman annem olmuştur. Hastayken de, üzgünken de , mutluyken de yanımda sağolsun annem …

KADIN &ERKEK EŞİTSİZLİĞİ

Bugün kafamı yoran belki birçoğunuzun önemsemediği eşitlik ve adalet konularından bahsetmek istiyorum.Öncelikle tanımlarını yaparak başlamak istiyorum. Eşitlik, iki şeyin her yönden denk olması demektir. Adalet ise, her hak sahibine hakkını vermek ve haksızları cezalandırmak şeklinde tarif edilir. Aşağıdaki resimde bunu daha iyi göreceğiz.                                                                



              Aslında  bugün kadın-erkek eşitliğinin olmadığını,haklarımızın erkeklere oranla daha az           olduğu ve son olarak da ülkemizde çok olarak görülen kadın cinayetlerine ve kadına şiddet hakkında konuşmak istiyorum. Farkındayım söylemiş olduğum hiçbir konu tek bir yazıya sığacak kadar dar     kapsamlı konular değil en azından kısaca değinerek fikirlerimizin daha da kökleşmesini arzuluyorum.      Sadece kadınlara sormuyorum bu soruyu erkeklere de soruyorum. Sizce kadınlara Türkiye'de hak edildikleri değer veriliyor mu, düşünmenizi istiyorum.Ya da erkekler gibi özgü…

Affetmek Ve Özgürlük

YapabiIdikIerimiz ya da yapamadıkIarımız, oIası ya da imkansız oIarak gördükIerimiz, çoğunIukIa gerçek kapasitemizin bir sonucu değiIdir. Daha çok kim oIduğumuz hakkındaki inançIarımızın yansımasıdır. (Anthony Robbins)

Hepinize merhabalar canlar.
Biliyorum yeni yazı paylaşmayalı çok uzun zaman oldu. Neden diye soracak olursanız verebileceğim hiçbir cevabım yok. Sanırım korktum. Neyden korktuğumu da bilmiyorum. Vaktimin darlığından falan da değil, gayet yaz tatilinde boştum sadece yazmaya üşendim kısacası yazmak istemedim. Eee haliyle bu kadar uzun zaman da olunca anlatacak bir sürü şeyim birikti. Yazmadığım süreç boyunca da şunu fark ettim ki  insan eğer bir şeyi gerçekten yapmak istiyorsa onu engelleyecek kendinden başka hiçbir şey yoktur. Nereden mi biliyorum, kendimden biliyorum canım benim. Okul zamanı o kadar dersin işin gücün arasında bile yazabiliyorken şu an herhangi bir işim olmamasına rağmen uzun zaman yazmadım. Bakın yazamadım demiyorum, YAZMAdım. Çünkü niye ben istemedim, eğ…