Ana içeriğe atla

Affetmek Ve Özgürlük

YapabiIdikIerimiz ya da yapamadıkIarımız, oIası ya da imkansız oIarak gördükIerimiz, çoğunIukIa gerçek kapasitemizin bir sonucu değiIdir. Daha çok kim oIduğumuz hakkındaki inançIarımızın yansımasıdır. (Anthony Robbins)

Hepinize merhabalar canlar.
Biliyorum yeni yazı paylaşmayalı çok uzun zaman oldu. Neden diye soracak olursanız verebileceğim hiçbir cevabım yok. Sanırım korktum. Neyden korktuğumu da bilmiyorum. Vaktimin darlığından falan da değil, gayet yaz tatilinde boştum sadece yazmaya üşendim kısacası yazmak istemedim. Eee haliyle bu kadar uzun zaman da olunca anlatacak bir sürü şeyim birikti. Yazmadığım süreç boyunca da şunu fark ettim ki  insan eğer bir şeyi gerçekten yapmak istiyorsa onu engelleyecek kendinden başka hiçbir şey yoktur. Nereden mi biliyorum, kendimden biliyorum canım benim. Okul zamanı o kadar dersin işin gücün arasında bile yazabiliyorken şu an herhangi bir işim olmamasına rağmen uzun zaman yazmadım. Bakın yazamadım demiyorum, YAZMAdım. Çünkü niye ben istemedim, eğer isteseydim her gün bile yazabilirdim ama ben ne yaptım; yazmadım.

        Eğer bir şeyler yapmak istiyorsanız yeter ki inanın ve isteyin. Çok klişe bir laf olduğunun farkındayım ama gerçekten durum böyle. Kendimize inanırsak üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir şey yoktur.  Evet okuyucu, her kimsen bu yazıyı okurken otur ve düşün. Şimdi senden hayatta olmasını en çok istediğin şeyi düşünmeni istiyorum. Bir iş, araba, sevgili, evlilik, iyi bir kariyer, çocuk... İsteğinin ne olduğunu bilmiyorum ama sana tek bir soru sormak istiyorum. Yeteri kadar istiyor musun? Gerçekten bütün kalbinle bu dileğin olsun istiyor musun yoksa kafanın köşesinde kalmış öylesine bir istek mi ( olursa iyi olur gibisinden)?  Şimdi sana söylüyorum beni iyi oku. SEN EĞER ÇOK İSTERSEN YAPAMAYACAĞIN, BAŞARAMAYACAĞIN, ELDE EDEMEYECEĞİN HİÇBİR ŞEY YOK BU DÜNYADA. Sen yeter ki iste ve yap, senin önünde hiç kimse, hiçbir şey olamaz. İnsanın düşmanını uzakta aramasına hiç gerek yok. Neden biliyor musun? Çünkü insanın en büyük düşmanı aslında kendisidir. Fazla uzağa gitme önce içindeki düşmanı engelle sonra hayallerin için ne gerekiyorsa yap.


    Yazmadığım süre boyunca kendimi büyüttüm, içimdeki beni keşfetmek için zamanım oldu, neyi isteyip istemediğime karar verdim. Gelecekteki planlarımı yoluna koydum, bunlar hakkında araştırma fırsatım oldu. İlk aşkımı yaşadım daha doğrusu pek bir şey yaşayamadan kapandı gitti. (Onu başka bir yazımda daha detaylı anlatacağım.) Hayatımı ve çevremi, arkadaşlarımı irdeledim ;kimisiyle arama mesafe koydum, kimisinin samimiyetine güvenip arkadaşlıklarımı ilerlettim. Ve de en önemlisi artık kendimle barıştım, kendime güvenmeyi öğrendim. Artık aynaya baktığımda her işin üstesinden gelebilecek bir Dicle görüyorum. Kendime İnanıyorum ve Güveniyorum. Aynaya baktığımda Ben de yapabilirim diyorum. Eğer başaran insanlar varsa ben neden başaramayayım ki diyorum. Onlar yaptıysa ben de yaparım. Ben bütün iyi yönlerimle, kötü yönlerimle, kadınlığımla( kendinize kadın demekten utanmayın, toplumda bakire olmayan kıza kadın denilir gibi bir algı var ve kesinlikle yanlış.), doğrularımla, yanlışlarımla ,hatalarımla, kilolarımla, selülitlerimle bir bütünüm. Ben diğerlerinden ne eksiğim ne de fazlayım. Siz de öylesiniz. Kendinizi, ruhunuzu, hatalarınızı bağışlayın. Geçmişte takılıp kalmayın. Ben artık hatalarımı, çektiğim acıları, azad ediyorum; geçmişimi bir kenara bırakıyorum. Siz de öyle yapın. Size acı veren her şeyi kenara atın gitsinler çünkü onlar acıdan, pişmanlıktan kederden başka hiçbir şey getirmezler bize.  Gelin hep beraber kendimizi affetmenin, değişimin verdiği özgürlüğün hafifliğine bırakalım. Bırakalım ki aynı acıları tekrar yaşamayalım. Geçmiş artık acı vermesin bize. Şimdi derin bir nefes al, elini kalbinin üzerine koy ve hayatında yanlış gidenleri düşün, Geçmişteki hatalarını, pişmanlıklarını düşün son bir kez. Bu onları son düşünüşün olacak inan bana. Eğer yalnızsan bu satırları bağırarak okumanı rica ediyorum senden.

'' EY GEÇMİŞİM; HATALARIM, PİŞMANLIKLARIM, YAPTIKLARIM, YAPAMADIKARIM ŞU AN SİZİNLE SON KEZ KONUŞUYORUM. BELKİ YİNE HATA YAPACAĞIM, YİNE PİŞMAN OLACAĞIM AMA ARTIK SİZE DÖNÜP BAKMAYACAĞIM. SİZLER ARTIK BİRER RUHSUNUZ BENİM İÇİN VE ÖMRÜMÜN SONUNA KADAR AZAD EDİYORUM SİZİ. ARTIK BANA ACI VEREMEYECEKSİNİZ, YAPACAKLARIM İÇİN BİRER ENGEL DEĞİLSİNİZ. BİZ BİRER BÜTÜNÜZ AMA ARTIK ÖZGÜRSÜNÜZ ,BENİ RAHAT BIRAKIN!''

Bu okuduklarınızın size hemencecik iyi gelmesini beklemeyin. Yaralarımızı açan da biziz, onlara merhem olacak da biziz. Her şeyden bir anda kurtulamayız ama zamanla geçecek inanın bana zaman her şeyin ilacıdır, zaman unutturmaz ama hafifletir. Yaşanan her acının izi kalır ama acısı geçer. Bizi güçlü kılan da o izlere baktıkça iyice güçlenmek ve kendimizle gurur duymaktır.
                     Sizleri Çok Seviyorum. Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle.
                                                       

Bu blogdaki popüler yayınlar

KORKUYORUM SEVGİLİM/ MEKTUPLAR #3

Korkuyorum sevgilim. Korkuyorum ya başkasını seviyorsan diye ödüm kopuyor. En çok canımı acıtacak olan ihtimal bu. Sana bunları vermeme 9 gün kaldı ama içim içime sığmıyor bir bilsen. Nefesim daralıyor göğüs kafesim beni dinlemez oluyor sen aklıma geldikçe. Senden başka bir şey düşünmek istemiyorum, düşündüğüm zaman kendimden o kadar çok nefret ediyorum ki o kadar suçluluk duyuyorum ki inanamazsın. Hele senden başkasına bakmışsam sana nasıl ihanet ederim diye içim içimi yiyor. Bunu belki milyonuncu kez söylüyorum ama yine de bil istiyorum. Seni düşünmek, sana aşık olmam karşılık bekleyerek yaptığım bir şey değil. Bu hislerimin karşılığı yok,  hiçbir zaman olmayacak bunu da biliyorum ama olsun.
Neyime aşık oldun dersen sana verebileceğim 2 cevap var. 1) içine beni gömecekleri , belediye çukurunun çukur olmadığı GAMZELERİN
2) sigarayla içkiyle karıştığı sadece senin olan o KOKU ya aşık oldum.
Birinin ellerini cebine koyuşuna dahi bağlanabilirmişsin, sana kördüğüm olduğumda anladım.
Kaç gün…

FARK ETMEDEN SENİN OLMUŞUM/ MEKTUPLAR #2

Öncelikle hepinizden çok özür diliyorum yaklaşık 2-3 haftadır yazı paylaşamıyorum. Yoğun sınav haftam yüzünden inanın, derslerden kafamı bile kaldıramadım ama söz bu hafta bundan sonra bütün eksiklerimi kapatacağım. Hiç konuyu uzatmadan yazıya geçmek istiyorum.

Senin olmayan bir şeyi nasıl kaybedebilirsin? Senin olmayana nasıl dokunursun? Senin olmayan başkasının olabilir, başkası onu öpebilir, koklayabilir, en kötüsünü de ne biliyor musun sevgilim: başkasına ait olabilir. İşte seninle ilgili en kötü ihtimal de bu ya zaten. Başkasına ait olma düşüncen bile beni delirtmeye yetiyor. Ya başkasının olursan. 
Benim olmayanı kıskanıyorum, benim olmayana kavuşma hasreti ve bunun imkansızlığı... çok canım acıyor ya o kızı seviyorsan diye düşünmekten. Beni sevmen veya sevmemen önemli değil. Zaten seni sevmek, düşünmek, seninle ilgili hayaller kurmak karşılık bekleyerek yaptığım bir şey değil. Senden bu satırları okumandan ve bunların gerçek olduğuna inanmandan başka bir şey istemiyorum. Biliyoru…

YALAN SÖYLEME,BENLİĞİME DOKUNMA!

Hayatına girerken farklı sandığın kişinin, aslında diğerleri gibi olduğunu terk edilince anlarsın. Anlarsın ki aslında kimsenin, farkı yok kimseden. Sadece biri daha iyi yalan söyler, Biri daha iyi oynar oyununu. Hepsi bu.                                                                                                Can Yücel

Neden yalan söyleriz? Söylediğimiz yalanların gerçekten de renkleri var mıdır? Kırmızı,pembe, beyaz, mavi,lacivert,siyah yalanlar... Sizce neden yalan söyleriz, neden gerçekleri söylemek yerine onları gizlemeyi tercih ederiz? Korktuğumuz için mi, birinin iyiliği için mi yoksa canımız sıkıldığı için mi, yoksa mitoman olduğumuz için mi? Bunların herhangi biri ama siz hangisine giriyorsunuz acaba?

Ben asla yalan söylemem,hiçbir kategoriye girmiyorum DEMEYİN. Çünkü asıl şimdi yalan söylüyorsunuzdur.  Hepimiz illaki gün içinde olsun, ailemiz ileyken, toplum içindeyken olsun doğduğumuz andan itibaren büyük küçük yalanlar söylemişizdir. Yalan söylemek dediğimiz zaman aklımız…