Ana içeriğe atla

Babasız Büyüyen Çocuklar

    Aslında aptallık bendeydi be pikaçü. Ailemdeki erkeklerden bile hayır görmemişken bunu dışarıdaki başka bir erkekten beklemek benim aptallığım oldu açıkçası. Baba yönünden zaten eksilerdeyim, amca dayı dede desen hak getire... Karşımdaki erkeklerde hep bir baba figürü aradım durdum, uzun bir süredir arıyordum da ama artık vazgeçtim sayılır, neden biliyor musun benim artık bir babaya ihtiyacım yok da ondan. Babaya ihtiyaç duyduğum yaşlarda değilim artık ne yazık ki. Ben o yaşları çooktan geçtim bile. İhtiyacım varken yoktu yanımda hiçkimse annemden başka. Şimdi zaten hiç ihtiyacım yok. Ne bir babaya, ne de baba yerine koyacağım başka birine.

           Babasız büyüyen çocukların hele ki babasız büyüyen kız çocuklarının hep bir yanı eksiktir. O eksik yanları kim ne yaparsa yapsın bir türlü dolmaz. İlk aşkları babaları olmamıştır, süperkahramanları babaları değildir. Mesela benim süperkahramanım her zaman annem olmuştur. Hastayken de, üzgünken de , mutluyken de yanımda sağolsun annem vardı. Şanssız olanların yanında anneleri bile olmayabiliyor. Ben şükrediyorum ki annem yanımdaydı. Ama o sol yanım hep boş kaldı. Annem ne yaparsa yapsın dolmadı, zaten bu saatten sonra dolmaz da. Ben kimseden bir şey beklememeyi, beklentilerimi düşük tutmayı babamdan öğrendim. Sanırım bana öğrettiği ilk ve son şey buydu. Teşekkür ederim baba.  Bana kimseyi sevmemem gerektiğini,kimseye güvenmemem gerektiğini öğrettiğin için tekrar tekrar sağol. Sayende artık canımın acısı hafifliyor. Ben senin sayende hep daha güçlü oldum dışarıya, insanlara. Ben hep kendi içimde kırıldım.
Sen bile beni düşünmezken, başkasından da beklememi öğrettiğin için sağol. Şimdi yanımdasın ama hala aynı. Hala senin için atılacak olan ilk yük benim. Bana yaptıklarını, düşünmeyişini her gün yüzüme bakarak bana hatırlatıyorsun ya işte en acısı da her gün seninle yüzyüze gelmek. Benim hiçbir hayalimde sen olmadın. Ne Yazık. İnsanları affetmemem gerektiğini öğrettin. Bütün arkadaşlarım öve öve bitiremedikleri babalarını anlatırken ben susup oturdum. Benim geleceğimi sattığını, bizi ailene tercih ettiğini söyleyemedim onlara. Keşke söyleseydim. Annem sağolsun hiç eksikliğini hissettirmedi. Küçükken bana acı vermiyordun ama büyüdükçe öyle olmadı. Ben büyüdükçe sana olan nefretim de arttı. Boşluğum da arttı. Ben erkeklerden darbe yedikçe hep seni hatırladım, hep seni suçladım. Artık içimdeki boşluğu bile hissetmiyorum inan bana. Seni affetmeye çalışıyorum ama üzgünüm affedemiyorum. Ne kadar insanlara affetmeleri gerektiğini söylesem de ben yapamıyorum bu da benim cezam olsa gerek. Belki seni affetsem hafifleyeceğim ama olmayınca olmuyor işte bazı şeyler. Artık varlığın da yokluğun da bir  benim için. Sen ne yaprsan yap benim o sol yanımdaki boşluk dolmayacak. Sen benim için kabuk tutmuş bir yarasın. Onu iyileştirmeye çalışmak beyhude bir çabadan başka bir şey olmaz artık. Sadece kanatırsın onu. Zaten senin benim yaramdan haberin bile yok ya en çok da o koyuyor. Her gün yüzüne baktıkça o yara kanıyor, kanıyor, kanıyor...

         Seni bağışlayamıyorum baba. Ben hiçbir zaman senin yüzünden içten bir Baba diyemedim. Bunu yazarken bile kendimi kötü hissediyorum. Baba kavramının benim lügatimde hiçbir karşılığı yok. Sen benim sol yanımdaki boşluğumsun ama sana burayı bile layık göremiyorum ne yazık ki.

Bu blogdaki popüler yayınlar

KADIN &ERKEK EŞİTSİZLİĞİ

Bugün kafamı yoran belki birçoğunuzun önemsemediği eşitlik ve adalet konularından bahsetmek istiyorum.Öncelikle tanımlarını yaparak başlamak istiyorum. Eşitlik, iki şeyin her yönden denk olması demektir. Adalet ise, her hak sahibine hakkını vermek ve haksızları cezalandırmak şeklinde tarif edilir. Aşağıdaki resimde bunu daha iyi göreceğiz.                                                                



              Aslında  bugün kadın-erkek eşitliğinin olmadığını,haklarımızın erkeklere oranla daha az           olduğu ve son olarak da ülkemizde çok olarak görülen kadın cinayetlerine ve kadına şiddet hakkında konuşmak istiyorum. Farkındayım söylemiş olduğum hiçbir konu tek bir yazıya sığacak kadar dar     kapsamlı konular değil en azından kısaca değinerek fikirlerimizin daha da kökleşmesini arzuluyorum.      Sadece kadınlara sormuyorum bu soruyu erkeklere de soruyorum. Sizce kadınlara Türkiye'de hak edildikleri değer veriliyor mu, düşünmenizi istiyorum.Ya da erkekler gibi özgü…

Affetmek Ve Özgürlük

YapabiIdikIerimiz ya da yapamadıkIarımız, oIası ya da imkansız oIarak gördükIerimiz, çoğunIukIa gerçek kapasitemizin bir sonucu değiIdir. Daha çok kim oIduğumuz hakkındaki inançIarımızın yansımasıdır. (Anthony Robbins)

Hepinize merhabalar canlar.
Biliyorum yeni yazı paylaşmayalı çok uzun zaman oldu. Neden diye soracak olursanız verebileceğim hiçbir cevabım yok. Sanırım korktum. Neyden korktuğumu da bilmiyorum. Vaktimin darlığından falan da değil, gayet yaz tatilinde boştum sadece yazmaya üşendim kısacası yazmak istemedim. Eee haliyle bu kadar uzun zaman da olunca anlatacak bir sürü şeyim birikti. Yazmadığım süreç boyunca da şunu fark ettim ki  insan eğer bir şeyi gerçekten yapmak istiyorsa onu engelleyecek kendinden başka hiçbir şey yoktur. Nereden mi biliyorum, kendimden biliyorum canım benim. Okul zamanı o kadar dersin işin gücün arasında bile yazabiliyorken şu an herhangi bir işim olmamasına rağmen uzun zaman yazmadım. Bakın yazamadım demiyorum, YAZMAdım. Çünkü niye ben istemedim, eğ…